Süpürge Sesi Kaç dB? Evdeki Savaşlar ve Sessizliğin Bedeli
Evde süpürge sesi duyduğunda, kimse “Ah, şu ses ne kadar rahatlatıcı!” demez, değil mi? Kimse süpürge sesini romantik bir melodi olarak dinlemez. Herkes, o “kızılcık şerbeti” gibi rahatsız edici sesi sabırla geçirmeye çalışır. Peki, o ses gerçekten ne kadar gürültülü? Süpürge sesi kaç dB?
Bunu öğrenmeden önce bir de evdeki diğer “savaşlar”ı hatırlayalım. Hani o annemin süpürgeyi her sabah saat 7:00’de çalıştırdığı zamanlar vardı ya… (Evet, o saatten sonra hiçbir şeyin “güzel” olması beklenemez.) Saatin 7:00 olması ne demek? Gerçekten kimse size o kadar erken saatlerde “uyandırıcı” bir sesin ne kadar travmatik olabileceğini anlatamadı mı? Neyse, derin bir nefes alalım ve biraz kafa dağıtalım.
Süpürge: Sessiz Bir Katil Mi?
İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşındayım, ama içimde bir 15 yaşındaki ergen hala yaşıyor. Evde süpürge sesi yükseldiğinde, o ergenin iç sesi devreye giriyor ve “Bu ne lan, sabah sabah neden bizi zorla uyandırıyorsun?!” diye bağırıyor. Ama tabii ki de bunu dışarıya yansıtmıyorum. Kimse bana sabah sabah süpürgeyi nasıl çalıştırdığını ve 7 dB’den 9 dB’ye kadar ne kadar bir artışa neden olduğunu açıklamama fırsat vermez. Hadi ama, süpürgeyi çalıştırırken içsel gücümü biraz denetlemem gerek.
İç sesimle baş başa kalıyorum ve bir an önce dB’yi öğrenme isteğiyle o kadar sarhoş oluyorum ki, kendime “Bu kadar dert seni neden bulur?!” sorusunu soruyorum.
Süpürge Sesi Kaç dB? Bu Soru Neden Önemli?
Peki, hadi gerçek meseleye gelelim: Süpürge sesi kaç dB? Hani o boğazınızı sıkan, kafanızı ağrıtan, yerleri temizlemeye çalışırken kulağınızı tırmalayan sesin kaynağını bulalım.
Süpürge sesinin desibel seviyesi, modeline göre değişiklik gösterebilir. Ama genel olarak, 70-80 dB arasında bir ses yayarlar. O kadar mı? Evet, düşündüğünüzden daha gürültülü. Yani, süpürgeyi çalıştırdığınızda ortamın ses seviyesi, yoğun bir trafik sesine, hatta biraz daha yukarıda ise, kalabalık bir kafedeki gürültüye yaklaşabiliyor. Şu an birçoğumuzun kafasında bir süpürge çalışıyor gibi hissediyorum. Ama o kadar bile değil; çünkü dB cinsinden bu “kötülük” oldukça “standart” bir şey.
Tabii bu desibel seviyesi, her zaman aynı değil. Düşünsenize, süpürgeyi ilk açtığınızda, taze bir “her şey temiz” hissiyatı vardır. Ama bir süre sonra o “freni patlamış kamyon” sesi, sabah kahvesiyle eş değer olmaya başlar. Vücudunuz, süpürgenin sesine uyum sağladıkça, siz de başınızı duvara dayamaya başlarsınız. Sonunda süpürgenin sesi değil, sizin kafanızın içindeki yankılar sizi rahatsız eder. Ya da en kötüsü, eğer bir arkadaşınızla yaşıyorsanız, o da “Kapatma şu süpürgeyi, kafama girdi!” diye bağırabilir. Tabii, o kadar uzaktan bile duyulabiliyor.
Süpürgeyi Kiminle Paylaşmak Zorundayız?
Öyle bir ses ki, süpürgeyi çalıştırdığınızda evdeki herkesin uykusu açılıyor. Hani, herkesin sabahları uyandığı o anlar vardır ya… Ama benim sabahlarımda, annemin süpürgesi çalışmaya başlar başlamaz, o “gürültülü arkadaş” bütün dünyayı sallayan bir yere gelir. Yani, şu anda süpürgeyi çalıştırırken ses çıkardığım için birinin bana “Süpürge sesi kaç dB?” diye soracağını hayal etmek bir nebze karmaşık. Çünkü bu sesin bir kişiye etkisi; bana uyanmaya zorlanmış bir insan olarak oldukça kuvvetli.
Ama arkadaşlar, süpürgenin sesinin etkisi sadece evdeki kimseyi rahatsız etmekle kalmaz. Anlamaya başladıkça, kimsenin iç sesi durmaz, herkes içinde savaş verir. “Yavaş, yapma!” diyen iç sesler, birdenbire susarlar. En başta sevdiğiniz arkadaşınıza, sonra gerçekten her şeyde “dengeyi bulmaya” çalışırsınız.
Bir diğer yandan, evdeki o “süpürge katliamı”, yalnızca sabahları değil, gece yarısı da olabilir. Gece 3’te ders çalışıyorsunuz. Her şeyin en iyisini yapma çabası içindesiniz. Ama birden süpürgenin sesi evin içinde yankı yapar. O an ne yapmak istersiniz? Oturduğunuz yerde ağlamak mı? Hayır, önce kafanızı masaya koyar, sonra “Süpürge sesi kaç dB?” diye düşünmekle geçen zamanı sorgulamaya başlarsınız.
Bir “Evde Süpürgeyi Çalıştırmak” Komedisi
Hadi biraz daha eğlenceli bir diyalogla devam edelim. Süpürgeyi çalıştırırken evdeki kişilerle yaşanan komik bir anı düşünün:
Ben: “Bunu şu an yapmak zorunda mıyız?”
Arkadaş: “Hayır, ama sabah uykusuzluğumuzu senin yüzünden başkalarına da duyurmamız gerekiyor.”
Ben: “Süpürge sesi kaç dB diye bakıyorum, belki biraz sessizleştiririm.”
Arkadaş: “Ya da belki onu hiç açmazsan?”
Biraz geç olsa da, o an içimdeki sorgulama sesi şöyle dedi: “Süpürge, sadece temizlik yapmak için bir araç mıdır? Ya da herkesin uykusuz kalmasına neden olan bir ‘gürültü makinesi’ mi?”
Süpürge Sesinin Ruhumuzu Temizlemesi: Bir Final
Sonunda, süpürgenin sesini dinlerken, belki de düşünmeye başlamamız gerekiyor: Bu ses sadece bizim evimizdeki gürültü değil, aslında içsel huzurumuzun simgesi olabilir mi? Belki de bu ses, temizlik ve düzenin sembolüdür, ve hepimiz biraz “gürültü” yaparak kendimizi daha düzenli hissediyoruz. Süpürge sesi, tıpkı hayat gibi… Bazen gürültülü, bazen huzurlu, ama her zaman bir şeyleri temizliyor.
Bunu düşünürken, sesin gücünü daha iyi anlayabiliyoruz. Ancak sabahları, süpürgenin sesi sizi uyandırdığı ve dB seviyesinin ruh halinizi zorladığı anlarda bir tek şey diyebilirsiniz: “Süpürge sesi gerçekten kaç dB? Ama daha önemlisi, ben bu sabah bu kadar “geri giden” nasıl oldum?”