İçeriğe geç

Mesaiye kalmadım diye tutanak tutulur mu ?

Mesaiye Kalmadım Diye Tutanak Tutulur Mu?

İzmir’de genç bir yetişkin olarak, mesai meselesi gerçekten tam bir drama konusu! Hepimizin hayatında o an gelir, kafayı kurarız: “Ya mesaiye kaldım, sence ne olur?” Ya da daha gerçekçi soralım: “Mesaiye kalmadım diye tutanak tutulur mu?” Hani o 18:00’de masadan kalkıp gitmek isteyen, ama bir taraftan da kafasında içsel bir sorgulama yapan kişi var ya, işte o kişi ben oluyorum. İzmir’de, genç bir yetişkin olarak, sıradan bir mesai günü böyle geçiyor diyebilirim:

Saat: 18:00

Hayatımda ilk defa bu kadar özgür hissediyorum. Ofis çalışanı ruhumda “Gidiyorum, eyvallah!” sesini duydum ama içimde bir ses: “Dur, belki mesaiye kalman gerekebilir… Tutanak falan tutarlar.” O an, tam bu noktada bir kriz yaşıyorum. Bir yandan da çok cool davranmak istiyorum çünkü mesaiye kalmamak, iş yerinde sosyal statümü artıran bir şey gibi hissettiriyor bana.

Biraz Sahte Aşk, Biraz Gerçek Kaygı!

“Mesaiye kalmadım diye tutanak tutulur mu?” sorusunu kendi kendime sorarken bir yandan da kendimi düşüncelere daldırıyorum: “Hadi ama, senin gibi biri mesaiye kalmaz! Hem zaten, ne gerek var? Vaktinden önce çıkmak, daha az iş yapmak falan… Bu sosyal medya çağında yaşamak da bir mesele ya…” Tabii her şeyde olduğu gibi bu kafayı kırıp gerçekliği unutmamam gerektiğini düşünüyorum. Mesaiye kalmamak, bence aslında bir nevi özgürlük ilanı! Ama ya patron tutanak tutarsa? O zaman ne olur? Bir anda o özgürlük hepsi kaybolabilir.

Ofis İçi Komedi: Tutanak Drama!

Neyse, mesaiye kalmadım diye tutanak tutulur mu diye düşünürken ofisten bir arkadaşım aradı. Durumu şöyle özetlemişti:

“Abi, bu hafta mesaiye kalmadık ama patron sana çok yüklenmiş. Tutanak falan da tutmuş. Ne diyorsun?”

Ben de şok oldum tabii, bu kadar dramatik bir senaryo hayal etmemiştim. “Mesaiye kalmadım diye tutanak tutuyorlar mı? O zaman neden 18:00’da çıkmayı bu kadar heyecanla bekliyoruz?” dedim içimden.

Sonra hemen bir yanıt verdim, ama tabii ki bir iç sesim var: “Ya, mesaiye kalmadım diye tutanak tutmanın anlamı ne ki? Gerçekten de ofiste o kadar yükleniyorlar mı? Bu kadar ciddiyet niye?”

Mesaiye Kalmama Hikayem:

Bundan bir hafta önce, iş yerinde bir pazartesi sabahı…

Saat tam 09:10. Ofise geç kaldım. Hani o klasik ‘geç kalma sendromu’ var ya, sabah uyanınca 5 dakika daha uyumak. Herkes ofise zamanında gelirken, ben dışarıda şunu düşünüyordum: “Patron sabah neredesin? Kısa bir email attım, ama şüpheli bir şekilde hala cevap yok!”

Yine aynı senaryo, ben biraz geç geldim, bir anda o ‘günlük mesai planı’nda kaybolduğumda aklıma şu geliyor: “Tamam, biraz daha erken çıksam nasıl olur? Akşam mesaiye kalmak istemiyorum! Ama saat 17:45’te masamda oturmak… Hmm, nasıl olsa kimseye bir şey demem! Kimse beni görmez…”

Saat 17:58’de, bir yandan bilgisayarımı kapatıp masamdan kalkmak istiyorum, ama bir de gözlerim koltukların köşesindeki müdürün “onlar ne zaman mesaiye kaldı ki?” bakışlarına takılıyor. Neyse ki 17:59’da, sanki yerimden fırlamışım gibi hızlıca ofisi terk ediyorum.

Patron ve Mesai: Eğlenceli Ama Ciddi Bir Konu!

Saatler geçmiş, sonrasındaki gün ofise geldiğimde başıma gelenler şöyleydi:

Patron bana yaklaşıyor:

“Ahmet, dün akşam mesaiye kalmadın, değil mi?”

Ben de:

“Yok, abi kalmadım! Ne demek ya, ‘Patron tutanak tutar mı?’ gibi işler. Ya zaten çalışıyorum, görmüyor musunuz?”

Patron biraz daha yaklaşıyor, gözlüğünü takıyor ve anlamadığım şekilde ciddiyetle bakıyor. Şaşırıyorum.

“Hmmm. Gerçekten mesaiye kalmadığını iddia ediyorsun ama…”

Benim iç sesim: “Patron bu kadar ciddi mi?”

Ama tabii içimde bir ses daha var: “Abi, ofiste yine mesaiye kalmadım. Ofis kuralıydı! Ama başka ofislerde bu işler nasıl işliyor, kimse bilmiyor!”

Beni Hiç Kimse Anlamaz!

Mesaiye kalmak ya da kalmamak konusunda ne düşünüyorum, derseniz… Ya, cidden bir gün kalmamak bile bana işin ne kadar yoğun ve bitmeyeceğini hatırlatıyor. Ama işte bir diğer yandan; patronun kafasındaki dramatik mesai hikâyelerini bir türlü gözden çıkaramıyorum.

İçimden bir ses diyor:

“Ya, belki mesaiye kalmak önemli değil ama sen her şeyin çok üstüne gitme, boş ver.”

Evet, bazen düşüncelerimizde fazlasıyla kaybolup kayboluyoruz. Ama işin esprili yönü, gerçekte mesaiye kalmadığımda bile içinde bulunduğum o ‘patron tarafından bakılan gözler’ düşüncesi, oldukça gülünç olabiliyor!

Sonuçta: Mesaiye Kalınan Her An…

Mesaiye kalmadım diye tutanak tutulur mu? Cevap basit: Hayır, tutulmaz! Ancak bazı ofislerde, mesaiye kalmamanın da bir anlamı vardır. Sonuçta, belki hepimiz azıcık espri yapıyoruz ama içten içe o “yapmak zorunda hissettiğimiz işler” bizi hep düşündürüyor. Bu yazıyı okurken bir yandan da “ya bir dahaki sefere patrona mesaiye kalmadım diye tutanak tutar mı?” diye düşünmemek elde değil!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino mecidiyeköy escort deneme bonusu veren siteler
Sitemap
elexbet güncel adresihttps://tulipbett.net/